Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adlî para cezası olması ve aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde uygulanabilir:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
- Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.
Bu şartların gerçekleşmesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen ve sanığın belirli koşulları yerine getirmesi durumunda, mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının ertelenmesini sağlayan bir uygulamadır. Bu karar, sanığa bir rehabilitasyon şansı sunarken, aynı zamanda toplumsal düzeyde adalet sisteminin düzeltici rolünü güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
16/07/2026 tarihli 12. Yargı Paketi ile Getirilen Değişiklikler
Anayasa Mahkemesi 10/07/2025 tarihinde E.2024/98 numaralı dosya ile HAGB kararlarına karşı yalnızca itiraz yolunun açık olmasını ve bu incelemenin kapsamının oldukça sınırlı kalması nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında düzenlenen HAGB hükmünün hak arama özgürlüğü bakımından ihlal doğurduğuna karar verip, ilgili hüküm hakkında iptal kararı vermiştir.
Bu kapsamda 16/07/2026 tarihli 12. yargı paketi ile HAGB hükmü kanun koyucu tarafından değişiklikler yapılarak yeniden düzenlenmiştir.
12. Yargı Paketi Öncesi ve Sonrası HAGB Durumu
12. Yargı Paketi öncesinde mahkeme HAGB kararı verdiğinde bu karara karşı yalnızca itiraz kanun yoluna başvurulabiliyordu.
Ancak itiraz incelemesi çoğu zaman yalnızca şekli denetim niteliğinde yapılıyor, dosyanın esasına ilişkin ayrıntılı inceleme gerçekleştirilmiyordu.
Yeni düzenlemeye göre mahkeme, sanık hakkında yapılan yargılama sonunda;
- iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına,
- ya da adli para cezasına
hükmetmişse Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verebilecektir.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, uzlaştırmaya ilişkin hükümlerin saklı tutulmuş olmasıdır. Eğer dosya uzlaştırma kapsamında ise öncelikle uzlaştırmaya ilişkin hükümler uygulanacaktır.
Mahkeme HAGB kararı verdiğinde verilen mahkûmiyet hükmü hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Bu nedenle kişi;
- ceza infaz kurumuna girmez,
- mahkûmiyet kesinleşmiş sayılmaz,
- ceza hemen uygulanmaz.
Ancak bu durum cezanın tamamen ortadan kalktığı anlamına da gelmez. Hüküm yalnızca belirli şartların gerçekleşmesi beklenerek askıya alınmaktadır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararının Şartları
HAGB kararı, özellikle küçük suçlardan hüküm giyen veya suç işleme geçmişi bulunmayan bireylerin topluma kazandırılmasını hedefler. Bu kararın verilmesi için bazı yasal şartların sağlanması gerekmektedir:
- Cezanın Niteliği:
HAGB, yalnızca iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası alan sanıklar için uygulanabilir. - Sanığın Suç Geçmişi:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması gerekir. - Mahkemenin Kanaati:
Sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutumu göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmalıdır. - Zararın Giderilmesi:
Suçtan kaynaklanan zararların tazmin edilmesi veya eski hale getirilmesi zorunludur.
Sanık zararın giderilmesini derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
- Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
- Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
- Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
karar verilebilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
HAGB Kararlarının Hukuk ve İdare Mahkemelerine Etkisi
HAGB Kararlarının Hukuk Mahkemelerine Etkisi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, sanık hakkında verilen cezai hükmün 5 yıllık denetim süresi boyunca askıya alınmasını sağlar. Ceza hukuku bağlamında verilen bu kararlar, kesin bir hüküm niteliği taşımadıkları için hukuk mahkemelerinde doğrudan bir yargısal bağlayıcılığa sahip değildir.
Ancak hukuk mahkemeleri, davalarında ceza dosyasındaki maddi gerçekleri ve delilleri inceleme yetkisine sahiptir. Bu nedenle, HAGB kararı bulunmasına rağmen, dosyada yer alan maddi durumlar ve deliller hukuk davalarında dikkate alınabilir.
HAGB Kararlarının İdare Mahkemelerine Etkisi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararları, idare mahkemelerinde de kesin bir hüküm niteliği taşımadıkları için doğrudan hükme esas alınmaz. Özellikle devlet memurluğu ile ilgili davalarda, HAGB kararlarının etkisi büyük önem taşır.
Devlet Memurları Kanunu ve HAGB Kararlarının Memuriyete Etkisi
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca, aşağıdaki suçlardan mahkûm olanların memuriyeti engellenir:
- Kasten işlenen suçlar nedeniyle bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası,
- Devletin güvenliğine karşı suçlar,
- Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,
- Zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık.
Ancak HAGB kararları, kesin bir hüküm oluşturmadığı için Devlet Memurları Kanunu’nun bu maddesi kapsamında değerlendirilemez.
Danıştay Kararları ve Yerleşik İçtihatlar
Danıştay’ın yerleşik kararlarına göre, bir kamu görevlisi hakkında verilen HAGB kararı, sanık üzerinde kesin bir sonuç doğurmadığı için memuriyete engel teşkil etmez. HAGB kararı olan bir kamu görevlisinin, memuriyet şartlarını kaybettiği ileri sürülemez.
