Borçlunun mal kaçırması durumunda alacaklının başvurabileceği hukuki yollar ve tasarrufun iptali davası hakkında rehber görseli.

Tasarrufun İptali Davası: Borçlu Mal Kaçırıyorsa Ne Yapılır?

Hızlı Cevap

Tasarrufun iptali davası, borçlunun mal kaçırmak için yaptığı devirleri geçersiz kıldıran davadır. İcra ve İflas Kanunu m.277–284’te düzenlenmiştir. Alacaklı, dava kabul edilirse devredilen mal üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi kazanır.

Davanın ön şartı aciz vesikasıdır. Hacze gidildiğinde borçluya ait haczedilebilir mal bulunamazsa düzenlenen haciz tutanağı geçici aciz vesikası hükmündedir ayrıca bir belge beklemeniz gerekmez.

En kritik tarih: Dava, devrin yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır (İİK m.284). Bu bir zamanaşımı değil hak düşürücü süredir durmaz, kesilmez ve hâkim kendiliğinden dikkate alır.

Bu Rehberde

01

Tasarrufun İptali Davası Nedir?

İcra takibi başlattınız, hacze gittiniz ve borçlunun üzerinde hiçbir mal çıkmadı. Oysa altı ay önce üç dairesi vardı. Tapu kayıtlarına baktığınızda hepsinin oğluna devredildiğini görüyorsunuz. Tasarrufun iptali davası tam olarak bu durum için vardır.

Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ila 284. maddelerinde düzenlenmiştir. Amacı, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak için yaptığı devirleri, alacaklı bakımından hükümsüz saydırmaktır.

Davanın üç tarafı vardır

Davacı: Alacağını tahsil edemeyen ve elinde aciz vesikası bulunan alacaklı.
Davalılar: Borçlu ve malı devralan üçüncü kişi. Bu ikisi birlikte davalı gösterilmelidir yalnızca borçluya yöneltilen dava sonuç doğurmaz. Üçüncü kişi malı bir başkasına devretmişse ve o kişi kötü niyetliyse ona karşı da dava açılabilir.

“Borçlunun üzerinde mal yok” cümlesine inanmayın. Bu, çoğu dosyada gerçeği yansıtmaz. Mal varlığı araştırması yalnızca güncel duruma bakar; oysa asıl bilgi geçmiş beş yılın devir kayıtlarındadır. Tapu, trafik ve ticaret sicilinden borçlunun son beş yılda ne devrettiğini çıkarmadan “malı yok” sonucuna varmak, alacağınızdan erken vazgeçmek olur.

02

Aciz Vesikası — Davanın Anahtarı

İİK m.277 açıktır: bu davayı “elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı” açabilir. Yani aciz vesikası, davanın olmazsa olmaz şartıdır. Çoğu kişi bu belgenin ne olduğunu ve nasıl alındığını bilmediği için davadan vazgeçiyor.

Aciz vesikası ve tasarrufun iptali davasında alacaklının başvurabileceği hukuki yollar

Belge Ne zaman ve nasıl alınır
Kesin aciz vesikası
İİK m.143
Haczedilen mallar satılmış ancak alacak karşılanmamışsa icra dairesince verilir. Alacağın karşılanamayan kısmı için düzenlenir.
Geçici aciz vesikası
İİK m.105
Pratikte en çok kullanılan yol. Hacze gidildiğinde borçlunun haczedilebilir malına rastlanmazsa düzenlenen haciz tutanağı, geçici aciz vesikası hükmündedir. Ayrı bir belge talep etmenize gerek yoktur.

Dava açarken elinizde olmasa da olur

Çok bilinmeyen ve dosyaları kurtaran bir kural: aciz vesikasının dava açılırken dosyada bulunması zorunlu değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 3 Mayıs 2023 tarihli 2021/204 E., 2023/415 K. sayılı kararına göre bu belge yargılama tamamlanana, hatta bozma kararı sonrasına kadar dosyaya sunulabilir.

Pratik sonucu şudur: Beş yıllık hak düşürücü süre dolmak üzereyse, aciz vesikasını beklemeden davayı açın. Belgeyi yargılama sırasında tamamlarsınız. Aksi halde süre dolar ve dava hakkınız tamamen kaybolur.

03

Tasarrufun İptali Davası Şartları

Dört temel şartın tamamı sağlanmalıdır. Biri eksikse dava esasa girilmeden reddedilir.

# Şart Uygulamada ne aranır
1 Gerçek bir alacak ilişkisi Alacağın varlığı belgelenmeli. Muvazaalı veya göstermelik alacaklarla bu dava açılamaz.
2 Kesinleşmiş icra takibi Takip başlatılmış ve kesinleşmiş olmalı. İtiraz varsa önce itirazın kaldırılması gerekir.
3 Aciz vesikası Geçici veya kesin. Karar aşamasına kadar tamamlanabilir (02. bölüme bakın).
4 5 yıllık hak düşürücü süre Tasarruf tarihinden itibaren. Kaçırılırsa dava hakkı düşer.
+ Alacak, tasarruftan önce doğmuş olmalı En sık atlanan nokta. Borç doğmadan önce yapılan devir iptal edilemez — o tarihte kaçırılacak bir alacak yoktu.

Dava açar açmaz yapılması gereken: Üçüncü kişi, dava sürerken malı bir başkasına satabilir. Bu durumda dava sonuçsuz kalabilir ya da yeni kişiye karşı ayrı dava açmanız gerekir. Bunu önlemek için dava dilekçesiyle birlikte ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talep edin ve tapuya şerh düşülmesini isteyin. Bu adımı atlayan dosyalarda mal yargılama devam ederken el değiştiriyor.

04

Hangi Devirler İptal Edilebilir?

Kanun üç grup tasarrufu iptale tabi tutar ve her birinin geriye dönük süresi farklıdır. Bu süreler, tasarrufun iptale tabi olup olmadığını belirler, dava açma süresiyle karıştırılmamalıdır.

Tasarruf türü Geriye dönük süre Kapsamı
İvazsız tasarruflar
İİK m.278
2 yıl Bağışlamalar ve karşılıksız devirler. Mutat hediyeler istisnadır. Bedeli çok düşük gösterilen satışlar da fiilen bu kapsamda değerlendirilebilir.
Aciz halinde tasarruflar
İİK m.279
1 yıl Borçlu ödeme güçlüğü içindeyken yaptığı belirli işlemler: mevcut borç için rehin verme, vadesi gelmemiş borcu ödeme, para dışında ödeme yapma gibi.
Zarar verme kastı
İİK m.280
5 yıl En geniş kapsamlı hâl. Borçlunun alacaklıya zarar verme kastıyla yaptığı ve karşı tarafın bu durumu bildiği veya bilmesi gereken tüm tasarruflar.

İki farklı süreyi karıştırmayın — en sık yapılan hata budur.
Yukarıdaki 2, 1 ve 5 yıllık süreler, tasarrufun iptale tabi olup olmadığını belirler; hacizden veya aciz vesikası verilmesinden geriye doğru sayılır.
İİK m.284’teki 5 yıllık hak düşürücü süre ise davanın ne zamana kadar açılabileceğini belirler ve tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren işler. İkisi ayrı hesaptır ve ikisi de tutmalıdır.

05

5 Yıllık Süre ve Muvazaa Alternatifi

Tasarrufun iptali davasında beş yıllık hak düşürücü süre ve izlenecek yasal yol

İİK m.284

“İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer.”

Bu bir zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir. Fark önemlidir: zamanaşımı durur ve kesilir, taraflarca ileri sürülmesi gerekir. Hak düşürücü süre ise durmaz, kesilmez ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Davalı hiç itiraz etmese bile mahkeme süreyi resen inceler ve geçmişse davayı reddeder.

Beş yıl geçtiyse yol tamamen kapalı mı?

Hayır ve bu, çoğu kaynakta yazmayan önemli bir bilgidir. Tasarrufun iptali davası için beş yıl dolmuşsa, aynı devir işlemine karşı muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Dayanak Türk Borçlar Kanunu m.19’dur ve bu dava süreye bağlı değildir.

Tasarrufun iptali davası

Süre: 5 yıl, hak düşürücü
İspat: Kanundaki karinelerden yararlanılır, görece kolay
Sonuç: Mal üzerinde haciz ve satış yetkisi
Ön şart: Aciz vesikası gerekir

Muvazaa davası (TBK m.19)

Süre: Yok
İspat: Daha ağır. Muvazaanın her türlü delille kanıtlanması gerekir
Sonuç: Devrin geçersizliği, tapu iptali
Ön şart: Aciz vesikası aranmaz

Hangisini seçmeli? Süre içindeyseniz tasarrufun iptali davası neredeyse her zaman daha avantajlıdır, kanun size ispat kolaylıkları tanır. Muvazaa davası, beş yıl kaçtığında kalan tek yoldur ve tamamen sizin toplayacağınız delillere dayanır. Bu yüzden devri öğrendiğiniz anda harekete geçmek, sonradan telafi edilemeyecek bir avantajdır.

06

Mal Kaçırma Yöntemleri ve İspatı

Borçlunun mal kaçırma yöntemleri ve alacaklının başvurabileceği yasal yollar

Dosyalarımızda tekrar eden yöntemler bellidir. Neyi arayacağınızı bilmek, araştırmayı çok kısaltır:

Yakın akrabaya devir

Eş, çocuk, kardeş veya anne-babaya satış. En yaygın yöntem. Bedel genellikle ödenmemiştir.

Düşük bedelli satış

Tapuda gerçek değerin çok altında gösterilen satışlar. Emsal değerle karşılaştırıldığında ortaya çıkar.

Şirkete sermaye koyma

Taşınmazı yeni kurulan veya yakınlara ait şirkete ayni sermaye olarak koyma.

Muvazaalı ipotek

Yakınına gerçekte var olmayan bir borç için ipotek tesis ederek malı haczedilemez gösterme.

Boşanma ve mal paylaşımı

Anlaşmalı boşanma protokolüyle malların eşe geçirilmesi. Boşanma tarihi ile borç tarihi karşılaştırılır.

Araç ve şirket payı devri

Trafik ve ticaret sicili kayıtları çoğu araştırmada atlanır — oysa devirler burada da görünür.

Mal kaçırma nasıl ispatlanır?

Tek bir delil yeterli olmaz; mahkeme emarelerin bütününe bakar. Güçlü dosyalarda şunlar bir arada bulunur:

  • Zamanlama. Devir, borcun doğumundan veya takibin başlamasından hemen sonra yapılmış.
  • Bedelin ödenmemiş olması. Tapuda satış görünüyor ama banka kayıtlarında para transferi yok.
  • Bedel ile gerçek değer arasındaki fark. Emsal araştırmasıyla ortaya konur.
  • Devralanın ödeme gücü. Malı satın alan kişinin geliri o bedeli ödemeye elverişli mi?
  • Kullanımın devam etmesi. Borçlu devirden sonra da taşınmazda oturmaya veya aracı kullanmaya devam ediyor.
  • Yakınlık ilişkisi. Devralanın borçluyla akrabalık veya yakın ilişkisi.

Araştırmayı geniş yapın: Çoğu dosyada yalnızca tapu kaydına bakılıyor. Oysa trafik tescil kayıtları, ticaret sicili (şirket payı devirleri), banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları da resmin parçasıdır. Özellikle şirket payı devirleri neredeyse hiç kontrol edilmiyor ve mal kaçırmanın en görünmez yollarından biri bu.

07

Karar Çıktı — Mal Size mi Geçer?

En çok yanlış bilinen konu

Hayır. İptal kararı malın mülkiyetini değiştirmez.

Tapu kaydı veya araç tescili üçüncü kişi üzerinde kalmaya devam eder. Karar size, sanki mal hâlâ borçlunun mülkiyetindeymiş gibi o mal üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verir. Mal satıldığında elde edilen bedelden yalnızca alacağınız ölçüsünde tahsilat yaparsınız; artan kısım üçüncü kişiye kalır.

Bu ayrım pratikte önemli sonuçlar doğurur:

  • Alacağınızı aşan yetkiniz yoktur. 500.000 TL alacağınız varsa, 3 milyon TL’lik taşınmazın tamamı üzerinde değil, alacağınız ölçüsünde hak sahibi olursunuz.
  • Dava kazanmak tahsilat değildir. Karardan sonra icra dosyasında haciz ve satış aşamasının ayrıca yürütülmesi gerekir.
  • Üçüncü kişi ödeme yaparak malı kurtarabilir. Devralan kişi, alacağınızı ödeyerek malı satıştan çekebilir.
  • Karar kesinleşmeden işlem yapılamaz. İstinaf ve temyiz süreçleri tamamlanmalıdır.

Süreç uzundur, buna göre planlayın. Tasarrufun iptali davaları bilirkişi incelemesi, emsal değer araştırması ve genellikle tanık dinlenmesi gerektirir. Kesin süre vermek doğru olmaz; kontrol edebileceğiniz tek değişken dava öncesi hazırlığın kalitesidir. Tapu, trafik, ticaret sicili ve banka kayıtları dava açılmadan toplanmışsa yargılama belirgin şekilde hızlanır.

08

Sıkça Sorulan Sorular

Tasarrufun iptali davası nedir?

Tasarrufun iptali davası, alacağını icra takibiyle tahsil edemeyen alacaklının, borçlunun mal kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere yaptığı devir ve bağışlamaların iptalini istediği davadır. İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ila 284. maddelerinde düzenlenmiştir. Dava kabul edilirse alacaklı, devredilen mal üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi kazanır.

Tasarrufun iptali davası şartları nelerdir?

Dört temel şart aranır: alacaklı ile borçlu arasında gerçek bir alacak ilişkisi bulunması, alacak için icra takibi başlatılmış ve takibin kesinleşmiş olması, alacaklının elinde geçici veya kesin aciz vesikası bulunması ve davanın tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılması. Ayrıca iptali istenen tasarrufun, takibe konu alacağın doğumundan sonra yapılmış olması gerekir.

Aciz vesikası nedir?

Aciz vesikası, borçlunun mal varlığının alacağı karşılamaya yetmediğini resmen belgeleyen icra dairesi belgesidir. Kesin aciz vesikası İİK m.143 uyarınca haczedilen malların satılması ve alacağın karşılanmaması halinde verilir. Geçici aciz vesikası ise haciz sırasında borçluya ait haczedilebilir mal bulunamaması durumunda düzenlenen haciz tutanağıdır.

Aciz vesikası olmadan dava açılabilir mi?

Dava açılırken aciz vesikasının dosyada bulunması zorunlu değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 3 Mayıs 2023 tarihli 2021/204 E., 2023/415 K. sayılı kararına göre bu belge yargılama tamamlanana, hatta bozma kararı sonrasına kadar dosyaya sunulabilir. Ancak karar aşamasına kadar mutlaka tamamlanması gerekir.

Tasarrufun iptali davası açma süresi ne kadar?

Dava, iptali istenen tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (İİK m.284). Bu bir zamanaşımı süresi değil, hak düşürücü süredir; durmaz, kesilmez ve hâkim tarafından resen dikkate alınır. Süre geçtikten sonra tasarrufun iptali davası açılamaz.

Beş yıllık süre geçtiyse hiçbir şey yapılamaz mı?

Yapılabilir. Beş yıllık hak düşürücü süre geçmişse, devir işleminin muvazaalı olduğu iddiasıyla Türk Borçlar Kanunu m.19 uyarınca muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Bu dava süreye bağlı değildir; ancak muvazaanın her türlü delille ispatlanması gerekir ve ispat yükü daha ağırdır.

Hangi tasarruflar iptale tabidir?

Üç grup tasarruf iptale tabidir. Mutat hediyeler dışındaki bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar, hacizden veya aciz vesikası verilmesinden geriye doğru iki yıl içinde yapılmışsa iptal edilebilir. Borçlunun aciz halindeyken yaptığı belirli tasarruflar için bu süre bir yıldır. Alacaklıya zarar verme kastıyla yapılan tasarruflarda ise süre beş yıldır.

İptal kararı verilirse mal bana geçer mi?

Hayır. İptal kararı malın mülkiyetini değiştirmez; tapu kaydı veya araç tescili üçüncü kişi üzerinde kalmaya devam eder. Karar size, sanki mal hâlâ borçlunun mülkiyetindeymiş gibi o mal üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verir. Satıştan elde edilen bedelden yalnızca alacağınız ölçüsünde tahsilat yapabilirsiniz, artan kısım üçüncü kişiye kalır.

Dava kime karşı açılır?

Dava, borçluya ve malı devralan üçüncü kişiye birlikte yöneltilir. Malı devralan kişi malı bir başkasına devretmişse ve bu kişi kötüniyetli ise ona karşı da dava açılabilir. Davanın yalnızca borçluya yöneltilmesi hukuki sonuç doğurmaz.

Mal kaçırma nasıl ispatlanır?

İspat, tasarrufun yapıldığı tarih ile alacağın doğum tarihi arasındaki ilişki, devrin yakın akrabaya yapılmış olması, satış bedelinin gerçek değerin altında kalması, bedelin fiilen ödendiğine dair kayıt bulunmaması ve borçlunun devirden sonra da malı kullanmaya devam etmesi gibi unsurlarla yapılır. Tapu, banka ve trafik kayıtları ile tanık beyanları birlikte değerlendirilir.

İcra takibinde borçlunun malı yoksa ne yapılabilir?

Borçlu üzerinde mal görünmemesi, gerçekten mal varlığı bulunmadığı anlamına gelmez. Öncelikle geniş kapsamlı mal varlığı araştırması yaptırılmalı, ardından borçlunun son beş yıl içindeki devirleri tapu ve trafik kayıtlarından incelenmelidir. Şüpheli devir tespit edilirse tasarrufun iptali davası açılabilir. Bunun yanında borçlunun üçüncü kişilerdeki alacakları ve maaşı da haczedilebilir.

Av. Ahmet Kaymaz — Antalya Barosu, icra ve iflas hukuku

Hazırlayan ve hukuki kontrolü yapan

Av. Ahmet Kaymaz

Antalya Barosu’na kayıtlı avukat.

Profili görüntüleyin →

Yayın 23 Nisan 2025 • Son hukuki kontrol 27 Temmuz 2026.

Bu sayfada dayanılan mevzuat ve içtihat

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.277 (iptal davasını açabilecekler; muvakkat veya kati aciz vesikası şartı) • m.278 (ivazsız tasarrufların butlanı; iki yıllık süre ve mutat hediye istisnası) • m.279 (acizden dolayı butlan; bir yıllık süre) • m.280 (zarar verme kastından dolayı iptal; beş yıllık süre) • m.282 (davanın kimlere karşı açılacağı) • m.283 (iptal kararının sonuçları) • m.284 (beş yıllık hak düşürücü süre) • m.105 (geçici aciz vesikası hükmündeki haciz tutanağı) • m.143 (kesin aciz vesikası) • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19 (muvazaa; tarafların gerçek ve ortak iradesi) • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 03.05.2023 tarih, 2021/204 E., 2023/415 K. (aciz vesikasının yargılama sırasında tamamlanabilmesi).

Hukuki uyarı. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık, görüş veya vekillik hizmeti yerine geçmez. Tasarrufun iptali davaları katı usul kurallarına bağlıdır ve sonuç, alacağın doğum tarihi ile tasarrufun tarihine, delil durumuna ve dosyanın özelliklerine göre değişir.

Süre uyarısı. İİK m.284’teki beş yıllık süre hak düşürücüdür; durmaz, kesilmez ve mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Şüpheli bir devir öğrendiğinizde vakit kaybetmeden bir avukata danışınız — sürenin dolması dava hakkını tamamen ortadan kaldırır.

Paylaş:

Hukuki Danışmanlık Alın!

Free Consultation TR (#7)
Free Consultation TR (#7)
Av. Ahmet Kaymaz Kaymaz Hukuk Bürosu

Av. Ahmet Kaymaz

Avukat · Kaymaz Hukuk Bürosu, Antalya

Bu rehber, ilgili mevzuat, güncel idari uygulamalar ve 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan düzenlemeler dikkate alınarak Av. Ahmet Kaymaz tarafından hazırlanmış ve hukuki açıdan incelenmiştir.

Tam Profili Görüntüle →

Son Güncelleme Tarihi : 9 Eylül 2026 : 10:50