Yasal Mirasçılık TMK m.495-497
Yasal Miras Hakkının Yarısı (TMK m.506)
Hak Düşürücü Süre (TMK m.606)
İstifa eden işçinin kıdem tazminatı hakkına dair tüm konuları aşağıdaki bölümlerde bulabilirsiniz.
Miras hukuku, bir gerçek kişinin vefatı (ölümü) ile geride bıraktığı tüm hak, alacak ve borçlardan oluşan mal varlığının (tereke) yasal veya iradi olarak belirlenen mirasçılara nasıl geçeceğini düzenleyen hukuk dalıdır.
Türk hukukunda miras, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 495. ile 682. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu hükümler, kimlerin mirasçı olabileceğini, hangi oranlarda pay alacaklarını ve mirasın nasıl paylaştırılacağını tek tek belirler.
Muris (miras bırakan): Vefat eden ve mal varlığı mirasçılarına geçen kişi.
Mirasçı: Murisin mal varlığına yasa veya vasiyetname ile hak kazanan kişi.
Tereke: Murisin geride bıraktığı tüm aktif (mal varlığı) ve pasiflerin (borçlar) toplamı.
İntikal: Tereke üzerindeki hakların yasa veya vasiyet yoluyla mirasçılara geçmesi.
Türk hukuku iki tür mirasçı tanır: Yasal mirasçılar (kanun gereği mirasçı olanlar) ve atanmış mirasçılar (muris tarafından vasiyetname ile mirasçı kılınanlar). Yasal mirasçılar kan hısımları, sağ kalan eş, evlatlık ve hiçbir mirasçı bulunmazsa Devlet’tir.

Miras, miras bırakanın ölümü anında açılır (TMK m.575). Miras açıldığı anda mirasçılar mal varlığını "külli halefiyet" ilkesi gereği bir bütün halinde devralır. Mirasın açılma yeri, miras bırakanın son yerleşim yeridir ve buradaki Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
Miras, hem mal varlığı haklarını hem de borçları kapsar. Mirasçılar tereke borçlarından kişisel mal varlıklarıyla sorumludur. Borçlu tereke söz konusuysa mirasın reddi mekanizması devreye girer.
Türk Medeni Kanunu, kan hısımlarını üç dereceli bir zümre sistemi ile mirasçı kabul eder. Üst zümrede mirasçı varsa, alt zümre mirastan pay alamaz.
Çocuklar, torunlar ve onların altsoyu (evlatlık dahil)
Çocuklar mirası eşit pay alır. Ölmüş çocuğun payı kendi altsoyuna (toruna) geçer (halefiyet).
TMK m.495Anne, baba, kardeşler, yeğenler
1. zümrede mirasçı yoksa devreye girer. Anne-baba eşit pay alır; ölmüş olanın payı kardeşlere geçer.
TMK m.496Büyükanne, büyükbaba, amca, hala, dayı, teyze
İlk iki zümrede mirasçı yoksa devreye girer. Anne ve baba tarafı arasında eşit paylaşım yapılır.
TMK m.497Eş, zümre dışında özel bir mirasçıdır ve her zümre ile birlikte mirasçı olur (TMK m.499). Eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir; detayları aşağıdaki bölümde inceleyebilirsiniz.
Üç zümre mirasçısı ve sağ kalan eş bulunmuyorsa, TMK m.501 uyarınca miras Devlet'e kalır. Bu durumda Hazine, mirası tasfiye eder ve tereke borçlarından sadece kendisine geçen tutarla sınırlı olarak sorumlu olur.
Hesaplayıcımız, Türk Medeni Kanunu’nun 495-499. maddelerine göre çalışır. Mirasçı yapınızı seçin ve tereke (mal varlığı) tutarınızı girin; her bir mirasçının yasal payını TL cinsinden anında öğrenin.
1. Sağ kalan eş varsa "Var" seçin.
2. Mirasçı zümresini belirleyin (alt zümrede mirasçı varsa üst zümre dikkate alınmaz).
3. İlgili zümredeki mirasçı sayısını girin.
4. Toplam tereke tutarını yazıp Hesapla'ya basın.
Bu hesaplayıcı yasal miras paylarını hesaplar. Vasiyetname, ölüme bağlı bağışlamalar, denkleştirme veya saklı pay ihlalleri varsa tenkis davası ile sonuç değişebilir. Karmaşık durumlarda mutlaka avukat danışmanlığı alınız.

Sağ kalan eş, zümre sistemi ve toplam tereke tutarına göre yasal miras paylarını tahmini olarak hesaplayın.
Yasal miras payları aşağıda gösterilmiştir.
Sağ kalan eş, zümre dışı özel bir mirasçıdır ve hangi zümre ile birlikte mirasçı olduğuna göre payı değişir. Eşin miras hakkı için resmi nikah bağı şarttır; nişanlılık, dini nikah veya beraber yaşama miras hakkı doğurmaz.
| Birlikte Mirasçı Olduğu Zümre | Eşin Payı | Diğer Mirasçılar |
|---|---|---|
| 1. Zümre (Altsoy) | 1/4 | 3/4 altsoya eşit pay |
| 2. Zümre (Anne-Baba) | 1/2 | 1/2 anne-baba zümresine |
| 3. Zümre (Büyükanne-Büyükbaba) | 3/4 | 1/4 üst zümreye |
| Hiçbir Zümre Mirasçısı Yok | Tamamı | — |
"Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur..." Bu hüküm, eşin boşanma davası kesinleşmeden önce vefat halinde de uygulanır. Boşanma davası açılmış ancak henüz kesinleşmemişse eş mirasçılık hakkını korur.
Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra eski eş mirasçılık sıfatını kaybeder. Ancak boşanma davasında ölen eşin kusurlu olduğu kanıtlanırsa, sağ kalan eş mirasçılığını yine kaybedebilir (TMK m.181/2).

Saklı pay, miras bırakanın vasiyetname veya bağışlarla dahi ihlal edemeyeceği, kanunla güvence altına alınmış asgari miras hakkıdır.
2007 yılında yapılan değişiklikle (5650 sayılı Kanun) kardeşin saklı payı kaldırılmıştır. Güncel saklı pay sahipleri şunlardır:
15 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip her kişi vasiyetname yapabilir (TMK m.502). Bu yaş sınırı evlilikte ehliyetten farklıdır; vasiyetname için özel olarak düşürülmüştür.
Saklı Pay = Yasal Miras Payı × Saklı Pay Oranı Örnek: Çocuğun yasal miras payı 1/3 ise saklı payı: 1/3 × 1/2 = 1/6
| Mirasçı Sıfatı | Yasal Miras Payı | Saklı Pay Oranı | Net Saklı Pay |
|---|---|---|---|
| Altsoy (tek çocuk) | 3/4 (eş varken) | 1/2 | 3/8 |
| Altsoy (2 çocuk) | 3/8 (her biri) | 1/2 | 3/16 |
| Anne veya baba | 1/4 (eş + 2. zümre) | 1/4 | 1/16 |
| Eş (1. zümre ile) | 1/4 | Tamamı | 1/4 |
| Eş (2. zümre ile) | 1/2 | Tamamı | 1/2 |
| Eş (3. zümre ile) | 3/4 | 3/4 | 9/16 |
Tereke borçlu mu, alacaklı mı emin değilseniz, mirası reddetmek yerine "tereke defteri tutma" talep edebilirsiniz (TMK m.619). Bu işlemde mahkeme terekenin aktif ve pasifini tespit eder; mirasçı bu süreçte mirasçılık kararını verir.
Vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere mal varlığı üzerinde yaptığı tek taraflı bir hukuki işlemdir. Türk Medeni Kanunu üç tür vasiyetname öngörmüştür.
15 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip her kişi vasiyetname yapabilir (TMK m.502). Bu yaş sınırı evlilikte ehliyetten farklıdır; vasiyetname için özel olarak düşürülmüştür.
Vasiyetname özgürlüğünün tek hukuki sınırı, saklı paylardır. Miras bırakan, saklı pay sahibi mirasçılarının saklı paylarını ihlal etmemek kaydıyla, kalan kısmı (tasarruf edilebilir pay) istediği kişiye bırakabilir.
Atanmış mirasçı: Vasiyetname ile mal varlığının tamamına veya bir oranına (örn. 1/3) mirasçı olarak atanan kişidir. Yasal mirasçılar ile aynı haklara sahiptir.
Belirli mal vasiyeti (lehdar): Belirli bir eşya, gayrimenkul veya para tutarı bırakılan kişidir. Mirasçı sıfatı kazanmaz; sadece o belirli malın talep hakkına sahiptir.
Miras bırakan, vasiyetnamesini her zaman tek taraflı olarak geri alabilir (TMK m.542). Yeni bir vasiyetname düzenleyerek, vasiyetnamenin imha edilmesi yoluyla veya vasiyet konusu malı başkasına devrederek dönülmüş sayılır.
Miras bırakanın borçları mal varlığından fazla ise, mirasçılar tereke borçlarından kişisel mal varlıklarıyla sorumlu olmamak için mirası reddedebilir.
Mirasçı, miras bırakanın ölümünü öğrenir
Hak düşürücü süre (TMK m.606)
Yazılı veya sözlü beyan
Mirasçılık sıfatı sona erer
Gerçek Red (TMK m.605/1): Mirasçı 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak mirası reddeder. Mirasçılık sıfatı baştan itibaren ortadan kalkar.
Hükmen Red (TMK m.605/2): Miras bırakanın ödemeden aczi açık veya resmen tespit edilmişse, mirasçıların ayrıca red beyanına ihtiyaç yoktur; miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır.
Mirası reddeden mirasçının payı, sanki o mirasçı miras bırakandan önce ölmüş gibi muamele görür ve alt sıradaki mirasçılara geçer. Tüm mirasçılar reddederse miras Sulh Hukuk Mahkemesi'nce iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.
Tereke borçlu mu, alacaklı mı emin değilseniz, mirası reddetmek yerine "tereke defteri tutma" talep edebilirsiniz (TMK m.619). Bu işlemde mahkeme terekenin aktif ve pasifini tespit eder; mirasçı bu süreçte mirasçılık kararını verir.
Saklı paylı mirasçıların paylarının ihlal edilmesi halinde başvurulan iki temel hukuki yol vardır: tenkis davası ve muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davası.
Saklı pay sahibi mirasçı, miras bırakanın vasiyetname veya ölüme bağlı bağışlamalar yoluyla saklı payını ihlal etmesi halinde tenkis davası açabilir. Dava sonucunda saklı pay oranını ihlal eden tasarruflar, ihlal oranında indirilir.
1 yıl: Mirasçılar saklı paylarının ihlal edildiğini öğrendikleri tarihten itibaren.
10 yıl (vasiyetnamelerde): Vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren.
10 yıl (diğer tasarruflarda): Mirasın açılma tarihinden itibaren.
Muris (miras bırakan): Vefat eden ve mal varlığı mirasçılarına geçen kişi.
Mirasçı: Murisin mal varlığına yasa veya vasiyetname ile hak kazanan kişi.
Tereke: Murisin geride bıraktığı tüm aktif (mal varlığı) ve pasiflerin (borçlar) toplamı.
İntikal: Tereke üzerindeki hakların yasa veya vasiyet yoluyla mirasçılara geçmesi.
Miras bırakanın, mirasçılarının haklarını engellemek amacıyla sağlığında yaptığı danışıklı işlemlere muris muvazaası denir. En tipik örneği, gerçekte bağışlama olduğu halde “satış” olarak gösterilen tapu devirleridir.

"Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler."
Yargıtay 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, muris muvazaasında mirasçılar herhangi bir süreye bağlı olmaksızın ve tüm delil türleriyle muvazaayı kanıtlayabilirler. Bu, tenkis davasındaki sürelerden bağımsız çok güçlü bir koruma sağlar.
Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlettir. 1926 yılında kabul edilen Türk Kanunu Medenisi ve onun yerini alan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile dini esaslara dayalı miras kuralları yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle Türkiye’de yaşayan her vatandaş için geçerli olan tek hukuki düzen TMK‘dır.
Klasik İslam miras hukukunda (feraiz) bazı genel ilkeler şu şekildedir: Erkek mirasçı genelde kadın mirasçının iki katı pay alır (örneğin oğul kız kardeşinin iki katı), eş hayattaysa belirli oranlarda pay alır, anne-baba sabit oranlara sahiptir. Ancak bu kurallar Türkiye’de hukuken uygulanmaz.
Türkiye'de bir kişi ölünce, dini inancı veya etnik kökeni ne olursa olsun, miras paylaşımı yalnızca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yapılır. Tapu, banka ve mahkeme işlemlerinde dini kurallara dayalı paylaşım kabul edilmez.
Mirasçılar tüm reşit ve fiil ehliyetine sahip kişiler ise, aralarında anlaşarak mirası diledikleri şekilde paylaşabilirler (TMK m.676). Bu durum, mirasçıların kendi dini veya kültürel değerlerine göre paylaşım yapma imkânını sağlar. Ancak:
Mirasçılar farklı paylaşım yapmak istiyorlarsa, bunu noter onaylı miras paylaşma sözleşmesi ile yapmaları en güvenli yoldur. Bu sözleşme TMK'nın getirdiği yasal pay oranlarını değiştirmez ama mirasçılar arasındaki ilişkiyi düzenler.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu uyarınca, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'deki taşınmazlarına ilişkin miras işlemlerinde de Türk hukuku uygulanır. Taşınır mallarda ise miras bırakanın milli hukuku geçerli olur.
Miras hukuku, bir gerçek kişinin vefatı sonrasında geride bıraktığı tüm hak, alacak ve borçlardan oluşan mal varlığının (terekenin) yasal veya atanmış mirasçılara nasıl geçeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Türk hukukunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 495-682. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Yasal mirasçılar zümre sistemine göre belirlenir: 1. Zümre: Altsoy (çocuklar, torunlar). 2. Zümre: Anne-baba ve onların altsoyu (kardeşler, yeğenler). 3. Zümre: Büyükanne-büyükbaba ve onların altsoyu. Sağ kalan eş her zümre ile birlikte mirasçı olur. Hiçbir mirasçı yoksa miras Devlet'e kalır.
Saklı pay, miras bırakanın vasiyetname veya bağışlarla dahi ihlal edemeyeceği, kanunla güvence altına alınmış asgari miras hakkıdır. Altsoy için yasal miras hakkının yarısı (1/2), anne-baba için dörtte biri (1/4), eş için altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte yasal miras payının tamamı, diğer hallerde 3/4'üdür.
Bu rehberdeki tüm bilgiler aşağıdaki resmi devlet kaynaklarına dayanmaktadır.
İstifa ve kıdem tazminatı konusuyla ilgili diğer hukuki rehberlerimiz.
Bu rehber, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Yargıtay'ın güncel içtihatları doğrultusunda hazırlanmıştır. Miras paylaşımı, aile ve miras hukuku, vasiyetname ve tenkis davası süreçlerinde hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz.
İstifa kararı vermeden önce mutlaka uzman bir iş hukuku avukatına danışın. Yanlış bir istifa dilekçesi, yıllarca emek vererek kazandığınız kıdem tazminatı hakkınızı kaybetmenize neden olabilir.
Copyright © 2024, All Rights Reserved.