Yatar Hesaplama Nasıl Yapılır? İnfaz, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik Rehberi
Hapis cezası alan bir kişinin hapiste gerçekten ne kadar kalacağı, tek bir orana bakarak bulunamaz. Yatar Hesaplama suç türü, suç tarihi, yaş, tekerrür ve mahsup birlikte ele alınarak yapılır.
Yatar hesaplama nedir?
Yatar hesaplama, kesinleşmiş bir hapis cezasının ne kadar süreyle hapiste geçirileceğinin hesaplanmasıdır. Buna halk arasında “yatar hesaplama” denir; hukuk dilinde karşılığı müddetnamedir. Müddetname, cezanın infazından sorumlu Cumhuriyet başsavcılığı tarafından düzenlenir ve hükümlüye verilen süre belgesinde yer alır. Bu belgede kuruma giriş tarihi, mahsup edilen süreler, koşullu salıverilme tarihi ve cezanın tamamen bittiği tarih yazılır.
Hesabın ilk kuralı: kesinleşmeyen mahkûmiyet infaz edilemez (5275 sayılı Kanun md. 4). Karar istinaf veya temyiz aşamasındaysa kişi “hükümlü” değil, duruma göre “hükümözlü” ya da “hükmen tutuklu” sayılır. Bu rehberdeki hesaplar kesinleşmiş ilamlar içindir.
Bir noktayı baştan söylemekte fayda var: hiçbir çevrim içi araç resmî müddetnamenin yerine geçmez. Araçlar yol göstermek içindir. Disiplin cezaları, iyi hâl kararı, firar, af ve dosyaya özgü geçiş hükümleri sonucu değiştirebilir.
Temel kavramlar
Hesaba geçmeden önce dört kavramı ayırmak gerekir. Çoğu karışıklık bu kavramların birbirine karıştırılmasından çıkar.
- Hak ederek (bihakkın) tahliye: Cezanın tamamının dolduğu tarihtir. Bu tarihte infaz sona erer.
- Koşullu salıverilme: Cezanın kanunda belirtilen kısmını iyi hâlli olarak geçiren kişinin, kalan süreyi denetim altında dışarıda geçirmek üzere salıverilmesidir. Bu bir lütuf değil, koşulları oluşunca doğan bir haktır; ancak iyi hâl kararına bağlıdır.
- Denetimli serbestlik: Koşullu salıverilme tarihinden önce, cezanın bir kısmının kurum dışında yükümlülüklerle infaz edilmesidir (5275 Sayılı Kanun md. 105/A). Kişi tahliye olur ama cezası bitmiş sayılmaz.
- Açık ve kapalı kurum: Kapalı kurumda güvenlik görevlileri ve fiziksel engeller vardır. Açık kurumda firara karşı engel bulunmaz ve hükümlü çalışma ve iyileştirme programlarına daha fazla katılır.
Bu aşamalar sırayla gelir: kişi önce kapalı kurumda bir süre kalır, şartları taşıyorsa açık kuruma ayrılır, ardından denetimli serbestlikle tahliye olur, koşullu salıverilme tarihinde denetim süresi devam eder ve hak ederek tahliye tarihinde ceza biter.
Adım adım hesaplama
Hesap beş adımda yapılır.
1. Cezayı güne çevirin. Türk Ceza Kanunu md. 61/6’ya göre bir gün 24 saat, bir ay 30 gündür; yıl ise resmî takvime göre hesaplanır. İnfaz uygulamasında bir yıl 365 gün kabul edilir. Dolayısıyla 4 yıl 6 ay 25 günlük ceza 1460 + 180 + 25 = 1665 gün eder.
2. Koşullu salıverilme oranını belirleyin. Genel oran yarıdır. Bazı suçlarda üçte iki, bazılarında dörtte üçtür. Bu oranlar bir sonraki bölümde anlatılıyor.
3. Küsuratı hükümlü lehine hesaplayın. Gereken süre 832,5 gün çıkıyorsa, indirim tamamlanır ve infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre 832 gün alınır. Başka bir deyişle, yarım gün kişinin aleyhine yuvarlanmaz.
4. Mahsubu düşün. Gözaltında ve tutuklulukta geçen süreler cezadan düşülür. Mahsup, kurumda geçmiş sayıldığı için koşullu salıverilme tarihini öne çeker.
5. Tarihleri bulun. Giriş tarihine ilgili gün sayısı eklenir. Hak ederek tahliye için toplam ceza ile mahsup arasındaki fark, koşullu salıverilme için ise oranlanmış süre ile mahsup arasındaki fark kullanılır.
Koşullu salıverilme oranları
5275 sayılı Kanun md. 107’ye göre genel kural, süreli hapis cezasının yarısının kurumda çekilmesidir. 2020’deki 7242 sayılı Kanun öncesinde genel oran üçte ikiydi; bu değişiklik bugünkü sistemin temelini oluşturur. Oranlar şöyle özetlenebilir:
- 1/2: Hırsızlık, dolandırıcılık, basit yaralama, tehdit, hakaret ve yağma gibi diğer suçlar.
- 2/3: Kasten öldürme (md. 81, 82, 83), neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87/2-d), işkence ve eziyet (94-96), basit cinsel saldırı (102/1), reşit olmayanla cinsel ilişki (104/1), cinsel taciz (105), özel hayata karşı suçlar (132-138), devlet sırlarına karşı suçlar (326-339), örgüt suçları ve 2937 sayılı Kanun kapsamındaki suçlar.
- 3/4: Nitelikli cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı (102/2, 103), reşit olmayanla cinsel ilişkinin nitelikli hâlleri (104/2-3), uyuşturucu imal ve ticareti (188) ve 3713 sayılı Kanun kapsamındaki terör suçları.
Örneğin 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilen bir uyuşturucu ticareti dosyasında ceza 4560 gündür. Oran dörtte üç olduğundan koşullu salıverilme için 3420 gün, yani yaklaşık 9 yıl 4 ay 15 gün gerekir. Aynı ceza adi bir suçtan verilseydi bu süre 2280 gün olurdu. Aradaki fark, suç türünün hesabı ne kadar değiştirdiğini gösterir.
Suç tarihi neden bu kadar önemli?
İnfaz hukuku mevzuatımız sık sık değiştiği için, hangi kanunun uygulanacağı çoğunlukla suçun işlendiği tarihe bakılarak bulunur. Karar tarihi, yakalanma tarihi ya da cezaevine giriş tarihi tek başına belirleyici değildir. Aynı ceza, iki farklı tarihte işlenen suçlar için tamamen farklı sonuç verebilir. Başlıca eşikler şunlardır:
- 28.06.2014: Bu tarihten önce işlenen cinsel suçlar ve uyuşturucu ticaretinde oran üçte ikidir.
- 01.07.2016: 671 sayılı KHK ile bu tarihe kadar işlenen bazı suçlarda oran yarıya, denetimli serbestlik süresi iki yıla çıkarılmıştı. Sonraki düzenlemeler bu sonucu büyük ölçüde kapsadı; yine de bazı suçlarda lehe uygulama gündeme gelebilir.
- 30.03.2020: Bu tarihe kadar işlenen suçlarda denetimli serbestlik süresi üç yıldır; kanunda sayılan istisna suçlarda ise bir yıldır. Bu tarihten sonraki suçlarda süre bir yıldır.
- 31.07.2023: Bu tarihe kadar işlenen suçlar için 7456 ve 7571 sayılı Kanunlarla getirilen geçici düzenleme, açık kuruma ayrılmayı ve denetimli serbestliği üç yıla kadar öne çekebilir. Kasten öldürmenin bazı nitelikli hâlleri, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, terör ve devlet güvenliği suçları bu düzenlemenin dışındadır.
- 04.06.2025: 7550 sayılı Kanunla denetimli serbestlik için yeni bir alt sınır getirildi (aşağıda anlatılıyor).
Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da: infaz hükümleri bakımından lehe olan kural uygulanır. Suçtan sonra yürürlüğe giren, kişinin lehine bir düzenleme varsa ondan yararlanılır; aleyhe düzenleme ise geriye yürümez. Bu yüzden çok eski tarihli dosyalarda birden fazla hesap yapıp en uygun olanı seçmek gerekebilir.
Denetimli serbestlik ve yeni şart
Denetimli serbestlikten yararlanmak için kişinin açık kurumda ya da çocuk eğitimevinde bulunması, iyi hâlli olması ve koşullu salıverilmesine belirli bir sürenin kalmış olması gerekir. Bu süre genel olarak bir yıldır. Yani koşullu salıverilmeye bir yıl kalan iyi hâlli bir hükümlü, talep ederse kalan süreyi dışarıda yükümlülüklerle geçirebilir.
Kanun bazı gruplar için bu süreyi uzatır: sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadınlarda iki yıl, ağır hastalık ya da engellilik nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyenlerde üç yıl. 30.03.2020’ye kadar işlenen suçlarda, istisna dışı hâllerde bu sürelerin bir kısmı dört yıla çıkarılmıştır.
Denetimli serbestlik sırasında hükümlü çeşitli yükümlülüklere tabi tutulur; örneğin kamuya yararlı işte çalışma, belirlenen yerlere gitmeme veya programlara katılma. Kişi bu yükümlülüklere uymazsa ya da yeni bir suç işlerse açık kuruma geri gönderilebilir.
Açık cezaevine ayrılma
Açık kuruma ayrılma kuralları kanunda değil, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir ve çoğu hesaplamanın en çok yanlış yapılan kısmı burasıdır. Temel kural şudur: toplam ceza on yıldan azsa bir ay, on yıl ve üzeriyse cezanın onda biri kapalı kurumda geçirilmelidir. Ayrıca kişi iyi hâlli olmalı ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalmalıdır.
İki şart aynı anda aranır. Bu yüzden süre toplanmaz, hangisi daha uzunsa o esas alınır. Örneğin 20 yıl ceza alan ve oranı yarı olan biri için onda bir 2 yıl, koşullu salıverilmeden yedi yıl geri gelmek ise 10 − 7 = 3 yıl eder. İkisinden büyüğü olan 3 yıl kapalıda geçirilir.
Bazı suçlarda ek şartlar vardır:
- Nitelikli hırsızlık, yağma ve uyuşturucu ticareti gibi suçlarda koşullu salıverilmeye beş yıldan az kalmış olmalıdır.
- Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı ile eşe karşı işlenen bazı suçlarda bu sınır üç yıldan azdır.
- Müebbet hapis cezasında koşullu salıverilmeye beş yıl veya daha az kalması aranır; ağırlaştırılmış müebbet hapis alanlar açığa ayrılamaz.
Bu kuralı 12 yıl 6 ay uyuşturucu ticareti örneğine uygularsak: koşullu salıverilme için 3420 gün gerekir; beş yıldan az kalma şartı nedeniyle kapalıda en az 3420 − 1825 + 1 = 1596 gün, yani yaklaşık 4 yıl 4 ay geçirilir. Bu, çoğu internet sayfasında gösterilen kısa sürelerden çok daha uzundur ve sonuç hükümlü yakınlarını şaşırtabilir.
Kapalıda geçirilmesi gereken süreden mahsup düşülür. Disiplin cezaları, yeni tutuklama kararı veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacağının tespiti, açığa ayrılmayı engelleyebilir. Ayrıca kasıtlı suçlardan toplam üç yıl, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az cezası olanlar çoğu durumda doğrudan açık kuruma alınır; terör, örgüt ve cinsel suçlar ile ikinci kez tekerrür edenler bu kuralın dışındadır.
Tekerrür
Tekerrür, daha önce kesinleşmiş bir mahkûmiyetten sonra yeniden suç işlenmesidir ve ceza kararında açıkça belirtilir. Mükerrir hükümlüler için md. 108 özel bir infaz rejimi öngörür. Süreli cezalarda koşullu salıverilme oranı üçte ikiye yükselir; oranı zaten üçte ikiden fazla olan suçlarda o suçun kendi oranı uygulanmaya devam eder. Müebbet hapiste süre otuz üç, ağırlaştırılmış müebbette otuz dokuz yıldır.
İkinci kez tekerrürde süreli cezalar için oran dörtte üçtür. 2025’teki değişiklikten önce ikinci tekerrürde koşullu salıverilme hiç yoktu; bugün artık mümkündür.
Sık yapılan bir hata, tekerrürdeki “bir yıl denetim”i denetimli serbestlik sanmaktır. Md. 108/4’teki bir yıllık denetim, cezanın infazı tamamlandıktan sonra başlayan ve infaz hâkimince belirlenen bir denetim süresidir. Md. 105/A kapsamındaki denetimli serbestlik ise cezanın bir kısmını kurum dışında geçirmek anlamına gelir. İkisi farklı kurumlardır ve mükerrirlerde 105/A süresi, ilk suçun niteliğine göre belirlenir.
Çocuk, kadın ve yaşlı hükümlüler
Kanun, bazı gruplar için özel kurallar koyar.
Çocuk hükümlüler. Suçu 18 yaşından önce işleyenler için infaz çoğunlukla çocuk eğitimevlerinde yapılır. Koşullu salıverilme süresi hesaplanırken, 15 yaşına kadar kurumda geçen her gün iki gün sayılır (md. 107/5). 2026’da yapılan 7593 sayılı Kanunla bu indirimin dışında kalan suçlar yeniden düzenlenmiştir: kasten öldürme, 102 ve 103’teki cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti ve örgüt kurma bu hesaptan çıkarılmıştır. 30.03.2020’ye kadar işlenen suçlarda ise Geçici 6/4 uyarınca 15 yaşına kadar bir gün üç gün, 18 yaşına kadar bir gün iki gün sayılır.
Kadın hükümlüler. Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadınlar için denetimli serbestlik süresi uzundur. Ayrıca gebe olan veya doğumdan itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınların cezası geri bırakılabilir. Doğumdan altı ay sonra, toplam beş yıl veya daha az cezalarda konutta infaz talep edilebilir.
Yaşlı ve hasta hükümlüler. Yaş büyüdükçe konutta infaz sınırları genişler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız sürdüremeyenler için, sağlık kurulu raporu ve toplum güvenliği açısından ağır ve somut bir tehlike bulunmaması şartıyla ertelenme veya konutta infaz mümkündür.
Cezaevine girmeden infaz seçenekleri
Kanun, kısa cezalarda kişinin kuruma girmeden de cezasını çekebilmesine imkân verir. Bu seçenekler çoğu zaman hesaplama sayfalarında hiç anılmaz, oysa dosyanın seyrini tamamen değiştirebilir.
- İnfazın ertelenmesi (md. 17): Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenenlerde beş yıl veya daha az cezalarda, hükümlünün isteği üzerine Cumhuriyet başsavcılığı infazı her defasında bir yılı geçmemek üzere en çok iki kez erteleyebilir. Terör, örgüt ve cinsel suçlarda ve mükerrirlerde uygulanmaz.
- Hafta sonu veya gece infazı (md. 110/1): Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirli suçlarda beş yıl veya daha az cezalarda, infaz hâkimi cezanın cuma 19.00’dan pazar 19.00’a kadar hafta sonlarında ya da hafta içi her gün 19.00-07.00 arasında geceleri çektirilmesine karar verebilir.
- Konutta infaz (md. 110/2): Kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş kişilerde toplam üç yıl; 70 yaşını bitirenlerde dört; 75 yaşını bitirenlerde beş; 80 yaşını bitirenlerde altı yıl veya daha az cezalar için mümkündür.
- Hastalık nedeniyle konutta infaz (md. 110/3): Ağır hastalığı bulunanlar için. Toplam cezası on yılı aşanlarda elektronik izleme zorunludur.
Bu usullerin ortak noktası, hükümlünün koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümlerinden yine de yararlanabilmesi, ancak özel infaz usulü uygulanırken 105/A’nın işletilmemesidir. Hangi seçeneğin uygun olduğu dosyanın niteliğine, kişinin yaşına ve sağlık durumuna bağlıdır; mutlaka talep dilekçesi ve gerekli belgelerle başvurulmalıdır.
Müebbet ve çoklu ilam
Müebbet hapis cezasında koşullu salıverilme için 24 yıl, ağırlaştırılmış müebbette 30 yıl kurumda kalınması gerekir. Tekerrür, çocuğa karşı işlenen suçlar ve bazı cinsel suçlar ile uyuşturucu ticaretinde bu süreler 33 ve 39 yıla çıkar. Örgüt suçlarında 30 ve 36 yıl uygulanır.
Bir kişi hakkında birden fazla kesinleşmiş ilam varsa her ceza birbirinden bağımsızdır, ancak koşullu salıverilmenin hesabı için infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir (md. 99). Birden fazla süreli cezada koşullu salıverilme için kurumda geçirilmesi gereken süre en fazla 28 yıldır. Örgüt suçlarında ve mükerrirlerde bu sınır 32 yıla çıkar. Müebbet ile süreli cezanın birleştiği durumlarda 30 ve 36 yıllık üst sınırlar devreye girer.
Ayrıca, çağrı kâğıdı veya yakalama emri konusunda toplam ceza değil, her ilamın kendi durumu esas alınır; ancak toplam miktar kasten işlenen suçlarda üç yılı, taksirli suçlarda beş yılı aşıyorsa doğrudan yakalama emri çıkarılabilir.
Sık yapılan hatalar ve itiraz
Uygulamada gördüğümüz başlıca hataları şöyle sıralayabiliriz:
- Suç tarihi yerine karar tarihinin esas alınması.
- Kapalıda kalma süresinde “en az bir ay” kuralının tüm cezalara uygulanması; oysa on yıl ve üzeri cezalarda onda bir ve yedi yıl kuralı çok daha uzun bir süre doğurabilir.
- Küsuratın hükümlü aleyhine yuvarlanması.
- Mahsubun, tutuklulukta geçen sürelerle birlikte eksiksiz hesaplanmaması.
- İyi hâl kararının hesaba katılmaması. Hükümlü, disiplin cezası almışsa ve ceza kaldırılmamışsa koşullu salıverilme işlemi yapılmaz; ancak bu durum hak ederek tahliye tarihini aşamaz.
Müddetnamede hatalı bir hesap yapıldığını düşünüyorsanız yol açıktır. Çektirilecek cezanın hesabında hata varsa, 5275 sayılı Kanun md. 98 uyarınca infaz hâkimliğine başvurulabilir. İnfaz hâkimliğinin kararına karşı itiraz yolu da açıktır. İyi hâl değerlendirmesinde olumsuz karar verilirse, hükümlü bu karara karşı 4675 sayılı Kanun çerçevesinde şikâyet edebilir. Olumsuz değerlendirilen hükümlünün yeniden değerlendirilme süresi en fazla bir yıldır.